Ahilik Müzesi İznik Çini Projesi

Ahilik Müzesi İznik Çini Projesi

Kırşehir’de yer alan Ahilik Müzesi için tasarlanan bu özel kapı uygulaması, Selçuklu çini geleneğinin çağdaş bir müze yapısı içinde yeniden yorumlandığı nitelikli bir mimari çalışmadır. Atölye Demirtaş tarafından hazırlanan kapı tasarımı, İznik Mavi Çini tarafından üretilen çini yüzeylerle tamamlanmış; giriş mekânı, tarihsel referanslarla güçlü bir görsel kimlik kazanmıştır.

Ahilik Müzesi bünyesinde yer alan bu kapı uygulaması, müze girişinin hem mimari hem de sembolik önemini vurgulayan bir yüzey kurgusu olarak ele alınmıştır. Tasarım süreci Atölye Demirtaş tarafından yürütülen kapının çini uygulamaları, Selçuklu dönemi çini geleneğinden ilham alan bir renk ve form repertuvarı üzerinden geliştirilmiştir. Kapının çevresinde kullanılan farklı boyutlardaki kırmızı hamurlu ve turkuaz renkli çiniler, yüzeyde ritmik bir geçiş oluşturarak yapının mimari çerçevesini belirginleştirmektedir.

Alınlık bölümünde ise mangan moru ve turkuaz tonlarında üretilen Selçuklu yıldızı ve çarpı formundaki çiniler tercih edilmiştir. Bu kompozisyon, Selçuklu mimarisine özgü geometrik düzen anlayışını çağrıştıran dengeli bir yüzey dili sunmaktadır. Alınlık kurgusunu tamamlamak amacıyla eklenen 30 cm çapındaki üç adet yuvarlak İznik çinisi, kompozisyona merkezî bir vurgu kazandırarak görsel bütünlüğü güçlendirmiştir.

Bu proje kapsamında çini, yalnızca dekoratif bir unsur olarak değil; müzenin kültürel anlatısını destekleyen mimari bir ifade aracı olarak değerlendirilmiştir. Ahilik geleneğini temsil eden müze yapısında, Selçuklu çini estetiğinin çağdaş bir yorumla kullanılması, mekânın tarihsel sürekliliğini görünür kılan kalıcı bir yüzey dili oluşturmuştur.

“Bu kapı uygulamasında çini, müze girişinin kimliğini tanımlayan temel bir mimari unsur olarak ele alındı.”
— İznik Mavi Çini, Kıdemli Mimari Projeler Atölye Yöneticisi
Ahilik Müzesi giriş kapısındaki çini uygulaması nasıl bir anlatı sunar?
Kapı çevresindeki çini yüzeyler, müzeye girişte Selçuklu bezeme geleneğine referans veren simgesel bir karşılama alanı oluşturur. Bu yüzey, yapının kültürel bağlamını daha ilk temas anında görünür kılar.

Bu kapı çinilerinde neden Selçuklu renk ve geometrisi tercih edilmiştir?
Renk ve form seçimleri, Selçuklu çini geleneğine ait geometrik anlayışı yansıtmak amacıyla yapılmıştır. Turkuaz, mangan moru ve kırmızı hamur kullanımı, bu tarihsel referansı güçlendiren bir yüzey dili oluşturur.

Selçuklu yıldızı ve çarpı formları bu uygulamada neyi temsil eder?
Bu geometrik formlar, Selçuklu mimarisinde düzen, denge ve süreklilik fikrini yansıtan bezeme unsurlarıdır. Müze bağlamında, tarihsel mirasa gönderme yapan sembolik bir anlatı kurarlar.

Müze girişlerinde çini yüzeylerin kullanılması mekânsal olarak ne sağlar?
Çini uygulamaları, giriş mekânını vurgulayan kalıcı ve anlatı taşıyan yüzeyler oluşturur. Ziyaretçiyi yapının içeriğiyle mimari düzlemde ilişkilendiren güçlü bir ilk temas alanı sunar.