Ünalan Metro İstasyonu İznik Çini Projesi

Ünalan Metro İstasyonu İznik Çini Projesi

Ünalan Metro & Metrobüs İstasyonu’nda, metrodan Akasya AVM’ye çıkan merdivenlerde konumlanan İznik çini uygulamaları, İznik Mavi Çini tarafından kamusal mekâna özel olarak üretilmiştir. Geleneksel çini sanatının çağdaş kent dokusu ile buluşturulduğu bu çalışma, günlük ulaşım deneyimi içinde kültürel bir yüzey dili oluşturmayı amaçlamaktadır. Proje, kamusal alanda sanatsal üretimin görünürlüğünü artıran mimari bir katkı sunmaktadır.

Ünalan Metro & Metrobüs İstasyonu, İstanbul Anadolu Yakası’nın en yoğun ulaşım akslarından biri üzerinde yer alan önemli bir transfer noktasıdır. Bu projede, metro hattından Akasya AVM’ye yönlenen merdiven yüzeylerinde uygulanmak üzere İznik Mavi Çini tarafından projeye özel çiniler üretilmiştir.

Kamusal alanda yer alan bu uygulama, yalnızca estetik bir yüzey oluşturmayı değil; aynı zamanda kültürel mirasın gündelik yaşamla temas ettiği bir mekânsal deneyim yaratmayı hedeflemiştir. Geleneksel İznik çini sanatına özgü desen anlayışı, modern kent estetiğine uyarlanarak sade ve okunabilir bir kompozisyon diliyle ele alınmıştır.

Merdiven gibi geçiş alanlarında konumlanan çini yüzeyler, kullanıcıyı yönlendiren ve mekânsal akışı destekleyen bir görsel süreklilik sunar. Proje, ulaşım altyapısı içinde sanatsal üretimin nasıl konumlanabileceğine dair çağdaş bir örnek olarak değerlendirilmiştir.

“Kamusal alanlarda çini uygulamaları, yalnızca dekoratif bir unsur değil; kent belleğiyle doğrudan ilişki kuran kalıcı yüzeylerdir.”
İznik Mavi Çini, Kıdemli Mimari Projeler Atölye Yöneticisi
Ünalan Metro & Metrobüs İstasyonu’nda İznik çinileri hangi alanlarda uygulanmıştır?
Ünalan Metro & Metrobüs İstasyonu’nda İznik çinileri, metrodan Akasya AVM’ye geçişi sağlayan merdiven duvarlarında uygulanmıştır. Bu yüzeyler, yoğun yaya hareketi içinde kamusal alanla doğrudan temas eden geçiş noktaları olarak ele alınmıştır.

Ünalan’daki bu çini uygulaması kamusal mekân bağlamında nasıl bir yaklaşımı temsil eder?
Bu uygulama, geleneksel İznik çini sanatının çağdaş kent yaşamına entegre edilmesini amaçlayan bir kamusal yüzey yaklaşımı sunar. Günlük ulaşım deneyiminin parçası olan bir alanda kültürel mirasın görünür kılınmasına odaklanır.

Bu projede çinilerin mimariyle kurduğu ilişki nasıl tanımlanabilir?
Bu projede çini yüzeyler, mimari geçiş alanlarını tanımlayan ve mekânsal sürekliliği güçlendiren bir tasarım unsuru olarak değerlendirilmiştir. Çini, mimariye sonradan eklenen bir süsleme değil, yüzey kurgusunun bir parçası olarak ele alınmıştır.

Bu tür çini uygulamaları kent içi ulaşım alanlarında nasıl bir etki yaratır?
Bu tür uygulamalar, hızlı ve yoğun kullanılan kamusal alanlarda mekânsal algıyı zenginleştiren kalıcı yüzeyler oluşturur. Aynı zamanda kültürel üretimin gündelik kent yaşamıyla temas kurmasını sağlar.